Ana içeriğe atla

Kuralların Kraliçesi Anne

Kuralcı annelerin hayatlarında her şey siyah  ve beyaz diye ikiye ayrılmıştır. Gri yer yoktur onların dünyasında. Doğrular ve yanlışlar vardır. Çocuklarını yetiştirirken de bu refleksle hareket ederler. Kuralları bebeklikten itibaren çocuğa benimsetmeye çalışırlar.
 Kuralcı anne, bebeği kucağa alıştırmamak gibi prensipler uğruna evladının en tontiş zamanlarını kaçırabilir. Tuvalet eğitimi, sütten kesme gibi zamanlarda kesin kararını verir ve uygulamaya koyar. "Çocuk henüz hazır mı, değil mi?" gibi detayları işe su katmak olduğunu düşünür. "O brokoli yenecek!" dediyse yenecektir.
Kuralcı annelerin çocuk eğitimindeki yaklaşımlarında anne şefkatinden ziyade kraliçe otoritesi ön plana çıkar. Bu annelerin çocukları ya pısırıklık derecesinde uysal ya da fazlaca asi olabilirler. Ergenliğe kadar bir şekilde sözünü dinleten annenin ergenlik döneminde ciddi sorunlarla baş etmesi gerekebilir.
Zira hayatın kuralları bir insanın asi olmasını da pısırık olmasını da kabul etmez. Evladının bu iki uçta seyrettiğini düşünen anne, yeni kurallarla bu sorunların üstesinden gelmeye çalışır. Halbuki hata payı da denebilecek ufak tefek esneklikler hayat kurtarıcı olabilir.
Burdan kuralların kraliçesi annelere sesleniyorum, bazı kuralların aşılmak için olduğunu unutmayın!
Yazımı beğendiyseniz sosyal hesaplarınızda paylaşmayı unutmayın. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. 😆

Yorumlar

  1. Ben yerine göre ciddi kuralciyimdir. Yapilmayacak dedimse yapilmayacak. Ama baktim olmuyor kirabiliyorum zincirlerimi :) Kizimdan degerli degil ya canm dimi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle olmak gerekir zaten özlemciğim, bu arada güzel ve kıymetli yorumun için teşekkür ederim canım.

      Sil
    2. Buna sebep olan senin güzel yazıların canm. İlgimi cekiyor görebildigim kadar okuyrm. Ellerine kocaman saglk :)

      Sil
    3. Sağol canım senin yazılarında öyle inan maşşallah bize :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kadınlar Ne Zaman Tripli Sözler Kullanır?

Daha çok yirmili yaşlarındaki genç hanımların tutulduğu, manevi bir virüsün yol açtığı tribal enfeksiyondur (tripli sözler).😆 Nazdan bir kademe daha ileridir. İlgi çekmek, rutinliği bozmak gibi durumlarda çare olarak başvurulan hafif gerilimli ancak kısa sürmesi muhtemel bir süreçtir. Ciddi bir sebep gerektirmez, genelge alınganlık olarak tanımlanır.  Trip, "Neysee ", "Yok bir şey ",  "İyi tamam ", gibi ucu açık cümlerle kendini belli eder.Bu sözler kadınların en sık kullandığı tripli sözler olarak yerini alır. Bu tür sözlerden sonra hanımlarda sonu belirsiz bir sessizlik hali vuku bulur. Bu sessizlik fırtınadan önceki sessizlik olarak algılanmalı ve hemen bir çözüm bulunmalıdır. Tribi layıkıyla yapabilmek kadının zekasıyla doğrudan ilintilidir. Çünkü trip şiddeti, karşısındaki kişinin çekme ve kaldırma gücüne göre ayarlanmalıdır. İlk zamanlardaki tripleri bir nevi araba almadan önceki deneme sürüşüne benzetebiliriz. Nasıl ki araca yüklenmek motoru ş...

Evliliklerde Sıkça Yaşanan 10 Sorun!

Evlilik ve aile olmak her zaman emek isteyen bir iştir. Değişen yaşam şartlarıyla birlikte hızla tüketilen değerler evlilik ve aile hayatına da yansımakta. Evliliklerle ilgili olarak birçok probleme çevremizde rastlamak mümkün. Bu sebeple aile danışmanları ve psikologlara başvurular fazlasıyla önem kazanmış durumda. Peki psikologlara en çok hangi konular geliyor hiç merak ettiniz mi? Şahsen ben bu konuda çok meraklıyım. Bu nedenle araştırma yaptım ve sizlere 10 başlık altında kısaca açıkladım. Gelin beraber bakalım evlilikte sıkça yaşanan sorunlara. 1.Eşler Arası Sınır İhlali: Eşler evlendiklerinde "biz " olmaya bazen kendilerini o kadar kaptırırlar ki aralarındaki sınırı ihlal etme hakkını kendilerinde bulurlar. Oysa kaç yıllık evli olursak olalım eşler arasındaki ilişkiyi en sağlam tutan saygıyı ihlal etmemeliyiz. Örneğin,  "Nasıl olsa kocamdır " diye onun bilgisayarını, telefonunu eşimiz her arkasını döndüğünde kontrol etmeye kalkarız. Bu davranış eşler ar...

Kendisi Akıllı Ama Zeka Geriliği Yapıyor

Hayatımızı kolaylaştırması bir yana, hepimizi bir  tür bağımlıya çeviren cep telefonu, akıllı telefon, tablet ve televizyon, özellikle de 3 yaş altı çocuklarda otizme varan rahatsızlıklara neden olabiliyor. Akıllı telefonun zararları çocukların zeka gelişimini kötü yönde etkilemektedir. Akıllı Telefonun Zararları  Uzmanlar; ebevyn ve bakıcıların vazgeçilmez bir oyalama yöntem olan bilgisayar, televizyon, cep telefonu vs. başında vakit geçiren çocukların zeka gelişimlerinin daha yavaş ilerlediğini belirtiyor. Çocuğun kendinden bir şey katmasına olanak tanımayan, hayal dünyasının gelişimine hiçbir etkisi olmayan ve bir sonraki adımı belli olan bu mekanik oyunlar, çocukların düşünme ve konuşma kabiliyetini engelleyebiliyor. Üstelik küçücük bedenlerin bu aletler yoluyla maruz kaldıkları da cabası...  Akıllı telefonlar, tabletler yerine çocuğuza kitap alın defter alın... Anlamaz demeyin hikayeler masalar okuyun, onu sevdiğinizi söyleyin. Çünkü onun akıllı tele...