Ana içeriğe atla

Bebek Ürünlerine Dikkat!

Kimyasal ürünlerin etkileri hayatımızı yavaş yavaş tahrip ediyor. Bu ürünlerden bebeklerde nasibini almakta. Bebeklerin temizliğinde kullanılan kimyasal ürünler yarar sağlamaktan çok zarar veriyor.
Daha doğmadan şefkatle kucakladığımız, 9 ay boyunca karnımızda taşıdığımız, tarif edilmez bir sancı ile dünyaya getirdiğimiz göz bebeklerimiz, yavrularımız dünyaya geldikleri ilk günden itibaren tanışıyorlar kimyasallarla. Nasıl mı? En basit tuvalet temizliğini yaptığımız içinde onlarca çeşit kimyasal madde bulunan ıslak mendillerle...
Yapılan araştırmalar sonucu piyasada mevcut ıslak mendillerde kullanılan 62 kimyasal maddeden sadece 16 tanesinin zararsız olduğu ortaya koymuştur. İçindeki miktarlar az olsa dahi sürekli temasın nasıl etki edeceği bilinmemektedir. Bunun yanı sıra ıslak mendillerde kullanılan kağıtların %100 selülozdan üretilmiş olmasına da dikkat edilmesi gerek. Aksi takdirde mendil olarak kullandığımız kağıt ciltte ciddi tahrişlere sebep oluyor. Son yıllarda bu olumsuz etkiler göz önünde bulundurularak sadece su ile ıslatılmış pamuktan üretilen ıslak mendiller üretiliyor, tercihimizi bu mendiller yönünde kullanabileceğimiz gibi, evde pamuğu su ile ıslatarak da bebeklerimizin tuvalet temizliklerini yapabiliriz.

Biberonlara Dikkat!


Zararlı kimyasal içerme ihtimali olan bir başka bebek ürünü ise biberon. Anne sütünün yetmediği durumlarda biberonla beslenme gündeme geliyor. Kullandığımız biberonlar ne kadar sağlıklı acaba?
 Geçmişe bakacak olursak öncesinde piyasada satılan polikarbonat yani şeffaf biberonlarda Bisfonel A bulunmakta idi. Bu kimyasalın özellikle hormonsal zararlarının ispatlanmasından sonra dünyada ilk Kanada, ardından da ABD ve Avrupa ülkeleri bu kimyasalın kullanımını yasaklamıştır. 1 haziran 2011 de Türkiye de de yasaklanmıştır ancak stokta bulunan Bisfenol A içeren biberonların denetim dışı satılma ihtimalinden dolayı alacağımız ürünlerin üzerinde "Bisfenol A içermemektedir" ibaresini aramak yerinde olacaktır. Aynı durum emzikler için de geçerlidir.

Bebeklerimizin vücutlarına temas eden kıyafetlerde kullanılan kimyasal maddelerin  bir çoğunun zararlı etkileri söz konusudur. Öncelikle bebeklerimiz için kesinlikle pamuklu tekstil ürünleri almalıyız. Zira sentetik ürünler doğaları gereği özellikle boyanırken çok kimyasal  madde kullanımı gerektirmektedir. Pamuklu ürünlerin ise baskısız olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Çünkü baskılı süslü püslü ürünlerde yumuşaklık için "fitalatlar" denilen kimyasallar kullanılmaktadır.
Bu kimyasallar çocuk gelişiminde sıkıntılara yol açabilmektedir. Yine alacağımız oyuncakları da boyasız ve ahşap ürünler olmasına özen göstermeliyiz. Plastik ve boyalı oyuncaklar da "fitalatlar" kullanılmaktadır.
Bebek cildi çok hassastır, çünkü daha dış etkenlere maruz kalmamıştır. Dolayısıyla cildi dış etkenlere karşı koruyan keratin tabakası da henüz gelişememiştir. Toparlayacak olursak yeni dünyaya gelen ve savunma sistemleri  henüz tam  gelişmemiş olan bebeklerimizi elimizden geldiğince zararlı kimyasallardan uzak tutmaya çalışmalıyız. Bu nedenle her zaman olduğu gibi bilinçli tüketici olarak temizlik ürünlerinden, kıyafetlerine kadar aldığımız her üründe ne tip zararlı kimyasallar olabileceğine dikkat etmeliyiz. Unutmayalım ki uzun vadede yavrularımız nasıl bir tahribata sebep olacağı net olarak bilinmeyen bu maddeler hayatımızın her an içindeler. 😑  Bebek alışverişi ile ilgili detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
Yazımı faydalı bulduysanız, diğer annelerin de faydalanmasını istiyorsanız paylaşmayı unutmayın.😍
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. 💕

Yorumlar

  1. Faydalı bulduk :) Çok faydalı bulduk hem de :) Neler varmış Yarabbim . Hiç bu kadar detaylı düşünmemiştim . Çok zor ya . Allah yardımcımız olsun . Sevgiler. 🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faydalı bulmanıza sevindim Zehra Hanım. Söz konusu bebeklerimiz olunca düşünmek gerekiyor. Allah tüm annelerin yardımcısı olsun. Sevgiler canım. Yorum için de ayrıca teşekkürler.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kadınlar Ne Zaman Tripli Sözler Kullanır?

Daha çok yirmili yaşlarındaki genç hanımların tutulduğu, manevi bir virüsün yol açtığı tribal enfeksiyondur (tripli sözler).😆 Nazdan bir kademe daha ileridir. İlgi çekmek, rutinliği bozmak gibi durumlarda çare olarak başvurulan hafif gerilimli ancak kısa sürmesi muhtemel bir süreçtir. Ciddi bir sebep gerektirmez, genelge alınganlık olarak tanımlanır.  Trip, "Neysee ", "Yok bir şey ",  "İyi tamam ", gibi ucu açık cümlerle kendini belli eder.Bu sözler kadınların en sık kullandığı tripli sözler olarak yerini alır. Bu tür sözlerden sonra hanımlarda sonu belirsiz bir sessizlik hali vuku bulur. Bu sessizlik fırtınadan önceki sessizlik olarak algılanmalı ve hemen bir çözüm bulunmalıdır. Tribi layıkıyla yapabilmek kadının zekasıyla doğrudan ilintilidir. Çünkü trip şiddeti, karşısındaki kişinin çekme ve kaldırma gücüne göre ayarlanmalıdır. İlk zamanlardaki tripleri bir nevi araba almadan önceki deneme sürüşüne benzetebiliriz. Nasıl ki araca yüklenmek motoru ş...

Evliliklerde Sıkça Yaşanan 10 Sorun!

Evlilik ve aile olmak her zaman emek isteyen bir iştir. Değişen yaşam şartlarıyla birlikte hızla tüketilen değerler evlilik ve aile hayatına da yansımakta. Evliliklerle ilgili olarak birçok probleme çevremizde rastlamak mümkün. Bu sebeple aile danışmanları ve psikologlara başvurular fazlasıyla önem kazanmış durumda. Peki psikologlara en çok hangi konular geliyor hiç merak ettiniz mi? Şahsen ben bu konuda çok meraklıyım. Bu nedenle araştırma yaptım ve sizlere 10 başlık altında kısaca açıkladım. Gelin beraber bakalım evlilikte sıkça yaşanan sorunlara. 1.Eşler Arası Sınır İhlali: Eşler evlendiklerinde "biz " olmaya bazen kendilerini o kadar kaptırırlar ki aralarındaki sınırı ihlal etme hakkını kendilerinde bulurlar. Oysa kaç yıllık evli olursak olalım eşler arasındaki ilişkiyi en sağlam tutan saygıyı ihlal etmemeliyiz. Örneğin,  "Nasıl olsa kocamdır " diye onun bilgisayarını, telefonunu eşimiz her arkasını döndüğünde kontrol etmeye kalkarız. Bu davranış eşler ar...

Kendisi Akıllı Ama Zeka Geriliği Yapıyor

Hayatımızı kolaylaştırması bir yana, hepimizi bir  tür bağımlıya çeviren cep telefonu, akıllı telefon, tablet ve televizyon, özellikle de 3 yaş altı çocuklarda otizme varan rahatsızlıklara neden olabiliyor. Akıllı telefonun zararları çocukların zeka gelişimini kötü yönde etkilemektedir. Akıllı Telefonun Zararları  Uzmanlar; ebevyn ve bakıcıların vazgeçilmez bir oyalama yöntem olan bilgisayar, televizyon, cep telefonu vs. başında vakit geçiren çocukların zeka gelişimlerinin daha yavaş ilerlediğini belirtiyor. Çocuğun kendinden bir şey katmasına olanak tanımayan, hayal dünyasının gelişimine hiçbir etkisi olmayan ve bir sonraki adımı belli olan bu mekanik oyunlar, çocukların düşünme ve konuşma kabiliyetini engelleyebiliyor. Üstelik küçücük bedenlerin bu aletler yoluyla maruz kaldıkları da cabası...  Akıllı telefonlar, tabletler yerine çocuğuza kitap alın defter alın... Anlamaz demeyin hikayeler masalar okuyun, onu sevdiğinizi söyleyin. Çünkü onun akıllı tele...